Bir Damadın Eşinin Babasına Ne Denir?
Kayseri’nin sıcak yaz akşamlarından birindeydik. Araba ile şehir merkezine doğru ilerlerken, akşam ezanı ile birlikte o kısacık sessizlik birden bozuldu. Etrafımda her şey bana tanıdık geliyordu, ama bu akşam başka bir şey vardı. Kalbim hızlı atıyordu. Biraz önce evlendim, bir an önce ailemin yanına gitmek istiyorum, ama o kadar çok düşüncem var ki kafamda, adeta bir fırtına. En çok düşündüğüm şeylerden biri, yeni hayatıma dair belirsizlikler değil, aslında basit ama bir o kadar da karmaşık bir soru: Bir damadın eşinin babasına ne denir?
—
Yeni Başlangıç: Düğün Gecesi
Düğünümden birkaç hafta önceydi. Annemle mutfakta son hazırlıkları yaparken, babam da arka odada koltuğunda oturuyor, ne zaman bir şey söylesem dikkatle dinliyordu. O an bile aklımda “bir damadın eşinin babasına ne denir?” sorusu dönüp duruyordu. Evlenecektim. Birçok şey değişecekti. Ama daha önce hiç o kadar zor bir durumla karşılaşmamıştım: Bir insanın kızına, hayatına nasıl yeni birini kabul ettirirsin?
Evleneceğim insan, benim için her şeydi. Hem sevdim, hem güvenim vardı. Ama araya o ince sınır girdiğinde, kızının babasına ne denir? sorusunu bir türlü çözemedim. Bir yandan da, “Baba” demek içimden geliyordu ama bu da nasıl mümkün olurdu ki?
O gece düğün salonunda, gözlerim sevincimden parlıyordu ama bir taraftan da endişeliydim. Evlendim, yeni bir hayat kurdum, her şey güzel olacaktı, değil mi? Ama eşimin babasına, baba demek içimde büyük bir boşluk bırakıyordu. Ne kadar yakınımdı, ne kadar güveniyordum, ama o kişi yıllardır başka birinin hayatını şekillendiren biri, ona sadece “baba” demek içimi rahatsız ediyordu.
—
Babamın Gözleri ve Yeni Bir İlişki Kurma Çabası
Evlendikten sonra, eşimin ailesiyle daha çok vakit geçirmeye başladım. Gelin, yeni damat, kayınpeder – evet, kayınpeder! Evet, bu kelime ilk kez hayatıma girdi ve beni gerçekten zorladı. Kayınpederim dedim, ama kelime bile bana tuhaf geldi. O kadar yabancıydı ki… İçimden hep “Baba” demek geliyordu ama bir yanda çok derin bir saygı vardı. Saygıdan öte, bir korku vardı belki de. “Ya gerçekten o kadar yakın olamam?” diye düşünüyordum. Ne kadar farklı bir bağ kurmalıydım ki?
Bir hafta sonu, kayınpederimle arabada seyahat ederken, aramızda tek kelime konuşulmadı. O kadar sessizdi ki, sanki konuşmak yasaktı. Ama ben de susuyordum. Ona ne demeliydim? Nasıl yaklaşmalıydım? İlişkimizin başlangıcındaki o gergin sessizlik, kayınpederimle olan bağımın nasıl gelişeceğini belirleyecekti belki de. Ne kadar garipti, bir insanın hayatını çok uzun yıllar boyunca elinden tutan kişiyle nasıl ilişki kurmalıydım? Ne kadar yakın olmalıydık?
—
O Günü Hatırlıyorum: “Baba” Demek Cesaret İstedi
Bir gün kayınpederimle evlerinin salonunda oturuyorduk. Baba demek, ona yakın olmak istemek içimde bir şeyleri yerinden oynatıyordu. Evet, normalde kayınpeder de denirdi ama bunun bana ne kadar uzak bir kelime olduğunu düşünmek, gerçekten garipti. Benim için biraz “yabancı” kelimesiydi sanki. Bir insanın yıllarca kızını büyütüp ona “baba” denmesi, gerçekten çok zor. Ama bu, tek bir kelimenin beni bu kadar içsel bir karmaşaya sürüklemesi de çok ilginçti.
Bazen içimde kayınpederimle o kadar yakın olmak, ona babam gibi davranmak istiyordum, ama bu alışılmadık bir şeydi. Bir yerde bir bariyer vardı, o bariyerin adı: Saygı. Her insanın, o “baba” olarak kabul ettiği insanı sevmesi zor oluyordu. Saygıyı kaybetmemek için bir mesafe koyuyordum. Ama o gün geldiğinde, kayınpederime ilk kez gerçekten açıldım. Konuşmalar, paylaşımlar biraz daha akıcı hale geldi. Her şeyin yerli yerine oturduğunu düşündüm. Herkesin rahatladığı, samimi olduğu bir andı.
Bir gün, kayınpederimle dışarıda bir yürüyüşe çıktık. Yan yana yürürken, birden fark ettim. Konuşmalarımız daha rahat olmuştu, daha doğal. Artık birbirimizin ne sevdiğini, neyi sevmediğini biliyorduk. Bir an durup baktım, kayınpederimin bana ne kadar yakın olduğunu fark ettim. O an, bir damadın eşinin babasına ne denir? sorusunun cevabını buldum: Aslında, sadece “baba” demek gerek yoktu, önemli olan gerçekten o insanla nasıl hissettiğindi.
—
Sonunda Bulduğum Cevap: Babam Gibi
Birkaç hafta sonra, kayınpederimle ikinci kez bir yürüyüşe çıktık. Bu kez yine doğal bir sohbetin ortasında, kayınpederim bana dönüp “Oğlum” dedi. Gözlerim doldu. O kadar güzel bir kelimeydi ki… Zihnimdeki o soru: “Bir damadın eşinin babasına ne denir?” artık kaybolmuştu. Sonunda doğruyu bulmuştum: Baba. Kelimenin ötesinde, hissedilen o bağ…
Bazen, bu tür sorular, aslında basit görünen şeyler, kalpte en büyük yerleri kaplayan cevapları oluşturabiliyor. Kayınpederimle olan ilişkimde, yalnızca o kelimeleri doğru seçmek değil, duygularımı samimi bir şekilde ortaya koymak önemliydi. Baba demek, yalnızca bir kelime değil, iki insanın birbiriyle kurduğu bağın bir yansımasıydı.
Evet, sonunda buldum. Bir damadın eşinin babasına ne denir? diye sormaya gerek yoktu. Ona, içimden geldiği gibi her şeyin en güzelini söyledim: “Baba.”